Ödül Hakkında

Erdal Öz Edebiyat Ödülü, edebiyatımızın, yayıncılık ve kültür dünyamızın önemli ismi Erdal Öz’ün anısını yaşatmak amacıyla kurulmuş bir ödüldür. 2006 yılında, Erdal Öz yaşamını yitirdiği zaman, arkasında çok güçlü bir kültürel miras bırakmıştı. Türk edebiyatının en önemli isimleriyle yazışmalar, unutulmayacak dostluklar, kitaplaşmamış dosyalarca yazı, tartışma, her biri büyük ses getirmiş öykü kitapları, romanlar, incelemeler, anılar… Ama belki onun en önemli yanı durup dinlenmeden edebiyatımızın yeni kuşakları için çalışmak olmuştu. Yetmiş yaşına yaklaşırken hâlâ hiçbir daveti geri çevirmiyor, öykü panellerine, konferanslara katılmak için durmadan uzun yolculuklar yapıyordu. Edebiyata başladığı yıllardaki amatör heyecanını ve dostça gülümsemesini hiç yitirmemişti.

Ülkesinin edebiyat ortamını canlı görmek, insanların okumasını ve daha güzel bir dünya için düşünmesini yürekten istemek, bir kişilik özelliğidir. Bu soy aydınlar kolay yetişmez ve yetişenlerin de toplumsal çabalarının sahiplenilmesi gerekir.

Kurulduktan hemen sonra, birkaç yıl içinde Türkiye’nin en önemli edebiyat ödüllerinden biri haline gelen Erdal Öz Edebiyat Ödülü’nün asıl amacı, bu nedenle, adının yaşamasının yanında, onun toplumsal çabalarının sürdürülmesidir. Ödül, nitelikli edebiyatın güncel tutulmasını amaçlar, bu nedenle bir kitaba verilmez. Yazılarının niteliğini sürekli tutan edebiyatçılara verilir. Basında ve edebiyat dünyasında zaman zaman değinildiği gibi bir “onur ödülü” değildir. Böyle bir yapıya dönüşmemesi ve niteliğinin hep yüksek tutulabilmesi için, Erdal Öz Edebiyat Ödülü Seçici Kurulu, özel bir sistemle çalışır. Buna göre, Can Yayınları adına seçici kurulda yer alan genel yayın yönetmenleri dışında, bu görevi üstlenen altı aydınımız, her altı yılda bir yerini başkalarına bırakır. Bu da, edebiyatın sürekli değişen ruhunu, genç kuşaklar tarafından oluşturulan bakış açılarını seçici kurulun demokratik yapısının içine taşıma anlamına gelir. Uzun tartışmalara, sağlıklı sonuçlara kapı açar.

Türkiye’nin edebiyat ortamının, kalıcı, edebiyatın asıl değerlerini öne alan, Erdal Öz’ün hep severek kullandığı “uzun-satar” yapıtların hak ettikleri biçimde değerlendirildiği kurumlara gereksinimi vardır. Böyle kurumları olmayan bir ülkenin kültür yaşamının giderek çürüyeceği ve yok olacağı açıktır. Erdal Öz Edebiyat Ödülü işte bu kurumlardan yalnızca biridir. Dileğimiz, iyi edebiyatın yalnızca ödüllendirilmesi değil, daha çok okunması ve tartışılmasıdır.